Fetal EKO

Fetal Ekokardiyografi, gebelikte bebeğin kalp anomalileri açısından değerlendirilmesini sağlayan bir ultrasonografik görüntüleme yöntemidir.

Doğumda en sık rastlanılan anomali olan Doğumsal Kalp Hastalıkları, canlı yenidoğanların 1/100’ inde görülmekte olup kromozom anormalisi varlığında sıklığı 6-7 kat daha artmaktadır. Doğumsal kalp hastalıkları, önemli bir sağlık sorunu ve en sık rastlanılan bir anomali olmasına rağmen, rutin ultrasonografik inceleme esnasında en sık gözden kaçırılan anomalidir.

Fetal kalp muayenesi 3 değişik yöntemle yapılabilmektedir. Temel taramada kalbin 4-odacıklı yapısı, Detaylı temel taramada kalbin 4-odacık yapısı ve büyük damar çıkışlarının birlikte değerlendirilmesi ile yapılmaktadır. Temel tarama ve detaylı temel tarama, tüm gebelere uygulanmaktadır. Tüm gebelere yapılmayan Fetal ekokardiyografide ise kardiak yapının ve fonksiyonun detaylı analizi yapılmaktadır. Fetal ekokardiyografi, doğumsal kalp hastalığı riskinin yüksek olduğu veya temel tarama ya da detaylı temel taramada bir kalp anomalisinden şüphe edildiği durumlarda uygulanmaktadır.

Fetal ekokardiyografi ideal olarak 16 – 24. hamilelik haftasında yapılmaktadır. Ancak şüpheli bir bulgu saptanması durumunda 14. haftadan sonra gebeliğin her döneminde yapılabilir. Çalışma 15-30 dakika kadar sürmekle beraber, bebeğin yerleşimine, görüntünün netliğine bağlı olarak daha uzun sürebilir. Bazen birden fazla da inceleme yapmak gerekebilir.

Bu çalışma sırasında gebelik haftası, duruşu, annenin aşırı kilolu olması, görüntü kalitesinin yetersiz olması nedeni ile fetal ekokardiyografinin doğumsal kalp hastalıklarını saptama oranı % 90 civarındadır. Yaşamı tehdit eden ciddi kalp anomalilerinde yanılma oranı çok düşük olmakla birlikte, kapaklar ve büyük damarlardaki hafif darlıklar, küçük atriyal veya ventriküler septal defektler (küçük delikler) gözden kaçabilir. Bunun nedenleri arasında bazı hastalıkların doğumdan sonra hastalık haline gelmesi ve bazı deformitelerin ilerleyici olması da sayılabilir. Saptanan bazı anomalilerde de doğuma kadar kaybolabilir.

Fetal ekokardiyografi incelemesi sayesinde hangi fetusa erken müdahale edilmesi, hangisinin doğum sonrasına bırakılması gerektiği konusunda bir karar verilebilmekte, dolayısıyla doğumun yaptırılacağı merkez de önceden tespit edilebilmektedir. Doğumdan çok daha sonra düzeltilecek bir kalp anomalisi olan bebeğe normal şartlarda doğum yaptırılırken, hemen operasyon gerektiren bebekler çocuk kalp cerrahisi ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan hastanelere sevk edilerek, doğum sonrasında bebeğin yaşatılma şansı artırılabilmektedir.

Doğumsal Kalp Hastalığı için artmış riske sahip olanlar:

  1. Annede şeker hastalığı varlığı: 5 kat daha sık
  2. Annede kontrolsüz fenilketonüri hastalığı varlığı: 10-15 kat daha sık
  3. Annede Anti-Ro/SSA veya anti-La/SSB antikor varlığı: tam AV Blok, %1-5
  4. Rubella (Kızamıkçık) enfeksiyonu geçirme: aşılama nedeniyle nadir
  5. IVF gebelik: rölatif risk %1-3
  6. Annenin epilepsi ilacı (karbamazepin, valproat, fenitoin, hydantoin) kullanması: zayıf risk
  7. Anne, baba ve kardeşlerinde doğumsal kalp hastalığı bulunması: mutlak risk %3-7, ikinci derece akrabalarda varlığında <%2
  8. Kadın doğum uzmanının bebeğin kalbini yeterince görüntüleyememesi veya kalp hastalığından şüphe etmesi
  9. 11-14 hafta ultrasonografik ense saydamlığı testinde, artmış ense kalınlığı saptanması ( ≥ 3.5 mm): risk %6
  10. Bebeğin kalp hızında hızlanma ve yavaşlama saptanması (taşiaritmi veya blok)
  11. Bebekte kalp dışında başka bir doğumsal anomali varlığı: mutlak risk %20-45
  12. Tek göbek kordunu arteri varlığı: doğumsal kalp hastalığı ile birliktelik %4
  13. Monokoryonik ikiz: doğumsal kalp hastalığı birlikteliği %2-9, ikizden-ikize transfüzyon sendromunda risk %10
  14. Hidrops Fetalis (≥ 2 kompartmanda sıvı birikimi) : doğumsal kalp hastalığı veya aritmi birlikteliği %15-25